Email:
Pınartepe Mahallesi, Pekmez, Dereağzı, Fenerkent ve Kavaklı Sahil Mevkiileri, İstanbul’un heyelan riskine ve bu riske rağmen devam eden yapılaşmaya ve yapılaşma izinlerine örnek olarak ele alınıp incelenmiştir. Son yapılaşma faaliyetleri üzerinde meydana gelen yavaş hareketin etkilerinden bazıları fotoğraflarla aşağıda örneklenmiştir.
Bölgede tabanı teşkil eden en eski formasyon Gürpınar formasyonuna ait kiltaşları ve kil serileri ile killi birimlerdir. Gürpınar formasyonunun kalınlığı bazı kaynaklara göre 600m ile 900m değerleri mertebelerindedir. Gürpınar formasyonu üzerinde Çukurçeşme ve daha üstte Bakırköy formasyonları örtü halinde yer alır. Paleo-Heyelan’a ait ve kıyılara doğru ardarda yeralan heyelan blokları üzerinde bu örtü tabakaları da kesintilere uğramıştır. Bu formasyonlar dışında, deniz kıyılarında ve dere yataklarında alüvyon ve dolgular yer almaktadır.
Bakırköy formasyonu içerisinde kırıklar ve karstik boşluklar bulunan kesimleri ile Çukurçeşme formasyonunun çakıllı kil ve silt birimleri Yarı Geçirimli Ortam niteliğinde, Alüvyon ve Çukurçeşme formasyonunun kumlu, çakıllı kısımları Geçirimli Ortam niteliğinde, Gürpınar formasyonu kili ve Bakırköy formasyonu kil ara katmanlarının Geçirimsiz Ortam niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Bölgede yüzeyde 10m derinliklere kadar yapılan sondajlarda seyrek olarak yeraltı suyuna rastlanmıştır.
Yapılan arazi ve laboratuvar deneylerine göre formasyonların indeks ve mühendislik özellikleri aşağıdaki tabloda verildiği gibi belirlenmiştir.
| Formasyon |
Bakırköy formasyonu |
Çukurçeşme formasyonu |
Gürpınar Formasyonu |
| Karot, qu (MPa) |
0.44-1.25 |
- - |
- - |
| Likit Limit(%) |
38-63 |
33-72 |
60-66 |
| Plastik Limit(%) |
17-28 |
19-37 |
34-35 |
| Plastisite İndisi (%) |
17-40 |
13-46 |
26-32 |
| Tabii su muhtevası, w |
-- |
18-26 |
18 |
| Zemin Sınıfı (USCS) |
CL, CH |
CH, CL, MH, SP |
MH, SM |
| Tabii Birim Hacim Ağırlığı, (t/m3) |
1.82-1.89 |
1.80-1.91 |
1.91-1.92 |
| Kayma Mukavemeti Açısı, (◦) |
5-10 |
5-10 |
8-9 |
| Kohezyon,(kgf/cm2) |
0.22-0.68 |
0.21-0.82 |
0.54-0.660.54-0.66 |
İnceleme alanı birinci derece deprem bölgesinde yer almakta olup zemine ait parametreler aşağıdaki gibi verilmiştir.
| Formasyon |
Bakırköy formasyonu
|
Çukurçeşme
formasyonu
|
Gürpınar
Formasyonu
|
| Zemin Grubu |
B1 (Kireçtaşı) |
B2 |
B1(Tüflü zonlar)? |
| Zemin Grubu |
B2(Kil-kireçtaşı ardalanması) |
B3(Kiltaşı)? |
Yerel Zemin Sınıfı |
| Yerel Zemin Sınıfı |
Z1 |
Z1 |
Z1 |
| Etkin Yer İvmesi, g |
0.40 |
0.40 |
0.40 |
| TA-TB |
0.10-0.30 |
0.10-0.30 |
0.10-0.30 |
Gürpınar formasyonunun jeolojik özellikleri ve geoteknik incelemeleri sonucu bölgenin yapısı, yamaçların duraylılık problemleri ve yerleşime uygunluk açısından değerlendirilmesi üzerine çok sayıda çalışma ve araştırma literatürde 1970 li yıllardan beri yapılmaktadır. Bu araştırmalarda, kıyı şeridindeki tüm yamaçların heyelan potansiyeli yüksek olması nedeniyle bu kesimlerin yeşil alan olarak bırakılması sonucuna varılmıştır. Şekil-A, B ve C bazı araştırmalar sonucu inceleme konusu bölgeler için oluşturulmuş heyelan tip ve dağılımlarını göstermektedir. Ancak son 15 yılda hızla yapılaşma faaliyetleri ilerlemiş ve zeminin duraysızlığı nedeniyle hem alt yapı ve hemde üst yapılarda çeşitli seviyelerde hasarlar meydana gelmiş ve gelmeye devam etmekte olup durum süreklilik arzeden bir problem halini almıştır. Sürekli bakımı, sürekli masrafı gerektiren ekonomik olmayan bir yaşam şekli sunan bir durum söz konusudur.
Gürpınar formasyonu esas itibariyle kil, daha derinlerde kiltaşına dönüşen birimlerinden oluşmakla beraber, bölgesel olarak siltli, kumlu veya çakıllı seviyeler bulundurmaktadır. Aşırı konsolide, yüksek plastisiteli, fisürlü killer yer yer dağılabilen türde siltli, kumlu birimlere dönüşebilen bu formasyonun duraylılığı çeşitli faktörlere bağlıdır. Yamaçların eğimi ve yağış-akış (drene olabilme) rejimi bunların başında yer almaktadır. Yağışlı dönemlerde ayrık daneli kumlu kesimlerin su ile dolması, fisür arayüzeylerinin beslenmesi ortamın suyla dolarak ağırlaşmasına ve boşluk suyu basıncı oluşmasına neden olup kayma direncinin kritik seviyelere inmesine neden olmaktadır. Literatüre göre 5◦-25◦ yamaçlarda heyelan açısından kritik eğim değeridir. Topoğrafyayı bozup, dik eğimler oluşturabilecek, ayrık daneli yığınlar oluşmasına sebebiyet verebilecek inşaat faaliyetleri kazı, dolgu, hafriyat malzemesi ve moloz dökme gibi her türlü eylem ile heyelan riski artmaktadır.
Bölge aktif fay hattına 9 km kadar yakındır ve yamaçlar olası depremden geniş ölçüde etkilenecek durumdadır.
Literatürde, inklonometre ve GPS ölçümlerine dayalı olarak, deprem kaynaklı heyelan tehlikesinin yanı sıra, bölgede yavaş fakat sürekli kayma gözlenen alanların varlığından söz edilmektedir. Örneğin Yıldırım vd yaptığı çalışmada Ambarlı mevkii için verdikleri inklonometre verilerine göre mayıs 2000 – şubat 2002 tarihleri arasında toplam 38 cm hareket gözlendiği belirtilmiştir.

Şekil-A: Heyelan duyarlılığı ve durumu

Şekil-B: Heyelan tip ve dağılımları haritası

Şekil-C: Heyelan Risk Dağılımı
Gürpınar formasyonunda sıvılaşma riski ve buna eşlik eden tipteki şev göçme şekilleri sözkonusu değildir. Fisür eğimlerinin müsait olması durumlarında fisürler boyunca kayan kütleler, arkalarındaki kütlelerde gevşeme ve yeni fisür sistemlerinin oluşmasına imkan vererek tedrici yavaş bir zincirleme hareket yapar. Kum ve siltin hakim olduğu kesimlerde blok şeklinde birbirini tetikleyerek ilerleyen kaymalara, açık yüzeylerde zeminin tutunamayarak dökülmesi eşlik eder.
Sonuç olarak;
Günümüze kadar geniş ölçüde imara açılmış olan bu ve benzeri bölgelerin, yapılan pek çok araştırma sonucuna göre yeşil alan olarak değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir. Mevcut haliyle, gerekli tedbirler alınmadığı sürece, imara açılmış bu bölgelerde yapılmış olan üst ve alt yapılar risk altındadırlar. Zemin durumundan kaynaklanan problemlerin bu bölgelerde öncelikli olarak giderilmesi amaçlanmalıdır. Bir an önce İstanbul’un heyelan haritaları gündeme alınıp bu haritaların referansı eşliğinde bu tip sorunlu bölgeler tespit edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Bölgeden alınan bazı fotoğraflar:






Adil YİĞİT
İnşaat Yüksek Mühendisi
05.11.2009
Bu Yazı 20020 Kez Okunmuş