İlk yarıda 45,8 milyar cari açık verdik
Bilgisayar oyunları sağlığı tehdit ediyor!
Türkiye`de tarım çok gelişti, daha da çok gelişecek! Ama asıl soru bu gelişmeden kim yararlanacak?[TEKNİKGUNDEM ANALİZ] - Çiftçiler Ölmedi, Kalbimizde Yaşıyor
Geçtiğimiz günlerde MÜSİAD tarafından düzenlenen bir organizasyonda konuşan Tarım Bakanı Mehdi Eker, “(Türk çiftçisi öldü, destek verilmiyor) diyenler doğru söylemiyor. Ölen falan yok. Türk çiftçisinin ürünün değeri arttı” demiş.
Bakan kendilerinin çiftçilere verdiği desteği anımsatarak ölen falan yok diyor ancak gerçek durumun bu kadar basit olmadığını kendisi de biliyor. Nitekim konuşmasının ilerleyen bölümlerinde “8 yıl önce 100 kişiden 35’i tarım sektöründeydi, bugün bu rakam 24. Daha az insan tarımda çalışıyor” diyerek esasen kendisiyle çelişiyor. Çünkü eğer bu sektörde destekler arttırılmış ve bu sektör karlılaştırılmış ise daha çok insanın bu sektöre ilgi duyması gerekmez miydi? Demek ki gerçekten 35 kişinin 11’i bakanın kendi deyimiyle ölmüş durumda. Biz Sayın Bakan’ın destekleri arttırdım demesini yalanlayacak değiliz. O halde sektör neden cazip hale gelmemiştir? Demek oluyor ki destekler fazla ama ya iyi denetlenmiyor ya da adil değil! Bakınız buraya kadar kendimiz bir rakam vermiş değiliz, bizatihi Sayın Bakan’ın rakamlarıyla konuşuyoruz.
Kırmızı et fiyatlarının yüksekliği ile ilgili sorulara da muhatap olan Bakan epeyce zorlanmışa benziyor. Kırmızı et üretim maliyetlerinin ithal hayvan yoluyla düşürüldüğünü ancak hala fahiş fiyat uygulaması yapanların bulunduğundan yakınan Eker yine de fiyatlar dengeleninceye kadar et ithalatına devam edeceklerini söylüyor. Bu son dakika önlemleri Türkiye halkı olarak bize hiç yabancı değil! Bakıyoruz ki hayvancılığın desteklenmesi ile ilgili bakanlıkça yayınlanan kararnamede sadece kültür ırkı ve kültür ırkı melezleri destek kapsamına alınmış ve yerli türler kapsam dışında bırakılmış. Bu konuda Ziraat Müh. Odasının yerinde itirazını destekliyoruz. Türkiye coğrafyasında belirli türlerin öteden beri tercih edile gelmesi tesadüf değildir. Bu türler bulunduğu bölgelerin meralarını en verimli şekilde kullanan türlerdir. Özellikle hayvancılıkla uğraşan köylülerin, kültür ırklarının yetişebileceği verimli meraları tahsis edebilmesi nasıl mümkün olacaktır? Bu insanların ortalama eğitim ve gelir düzeyi düşünülürse çoğunun bakanlığın desteklemeyi öngördüğü organizasyonlara girişmeye cesaret edemeyeceği aşikârdır.
Tabii Müsiad’ın konu ile ilgili raporunda bu madde zaten yer almaktadır. Ancak eğitim dediğiniz şey ha deyince olmayacağı için, kararname gibi geçici kanunlar mevcut durum göz önüne alınarak hazırlanmalıdır. Yoksa 35 kişinin ekmek yediği sektör önce 24 kişinin sonra 5-10 kişinin ekmek yediği bir sektör haline gelir ki bu 5-10 kişi Et ve Balık Kurumunun özelleşip denetimsiz bıraktığı kırmızı et piyasasında istediği gibi at oynatır. Bizlerde her bayram angusların nazını çekmeye devam ederiz.
Tarım ve Hayvancılık konusunda birçok kişi dertli. Geçenlerde Trakya’yı ziyaret eden bir arkadaşımızın konuyla ilgili izlenimlerine önemine binaen yer vermek istiyorum. Bakın ne diyor arkadaşımız:
-“İki üç ay önce Edirne`ye gittim. Modern tarımın öncüsü Trakya köylüsü pirinç, ay çekirdeği artık ekmiyor. Ekse de kendi harçlığını çıkaracak kadar uğraşıyor. Çünkü yatırdığı tohum, gübre, mazot vs parasını hasadın sonunda geri alamıyor. Tarıma para yatırmaktansa cebimde kalsın daha iyi diyor. Peki, Trakya köylüsü ne yapıyor, nasıl geçiniyor; Tarlasını sanayiciye, emlakçiye satıyor; tarlasında kurulan sanayi tesisinde bekçi, tatil köyü sitesinde kapıcılık yapıyor, böylece köylü nüfusumuz azalıp şehirleşmiş dolaysıyla sanayileşmiş bir ülke oluyoruz. Bu arada yazık olan güzelim tarım arazisine oluyor ki, bu toprakları daha torunlarımız değil şimdiden çocuklarımız bile çok arayacak.
Peki, tarımı kim yapıyor, tarım yapmak kime layık görülüyor: Nüfusu azalan köyleri birleştirerek, Amerikanvari büyük çiftlikler haline getirerek teslim edilen büyük sermaye sahipleri. Kim bunlar: rant peşinde koşanlar. Daha şimdiden bir sürü insan 49 yıllığına devletten bedava arazi kiralayarak, Kosgeb vs. den kullanacağı ucuz kredilerle tarım sektörüne girmeye çalışıyorlar. Ya köylü ne yapıyor? Asıl toprak sahibi köylü istenen teminat bedelleri çok yüksek olduğu için büyük kapsamlı çalışmalara giremediğinden, büyük sermaye sahiplerinin çiftliklerinde asgari ücretli uzman çiftçilik yapıyor.
Türkiye`de tarım çok gelişti, daha da çok gelişecek! Ama bu gelişmeden yararlanan toprak sahibi olan köylü değil, rant sahibi olan para babaları olacak.” Hal-i pür melalimiz bu meyanda.
Tarım Bakan’ı esasen Müsiad’ın “Türkiye`nin tarımsal gücü ve geleceği” konulu toplantısında son derece çarpıcı tespitlerde de bulunuyor. Bir yandan da bu tespitleri takdir etmekte lazım. Yiğidi öldür hakkını yeme ilkesi gereğince. Mesela küçükbaş hayvanlar konusunda bakan şöyle diyor: “Bu problemler kentleşmeyle ilgili. Bingöl, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Ağrı’ya kadar bu havzada koyunculuk çok önemli. Bu vatandaşlar şehre geldikçe azalma meydana geliyor. Türkiye olarak koyundan vazgeçemeyiz.” diyor. 1998-2008 yılları arasındaki TÜİK istatistiklerine baktığımızda bu tespitin ne kadar haklı olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.
1999 yılında 500 bin ton olan kırmızı et üretim miktarı sadece 2007 yılında bir artış göstermiş diğer bütün yılarda bu rakamın çok çok altında seyretmiştir. Hatta 2003 yılında 400 bin tonlara kadar inmiştir. Eğer tarım ve hayvancılık planları başarılı olsaydı bu rakamın azalması değil artması gerekirdi. 1999 yılında 600 bin ton dolayında olan beyaz et üretimi ise istikrarlı bir yükseliş göstermiş ve 2008 yılında 1 milyon 100 bin tonlar seviyesine çıkmıştır.
Türkiye’de son 10 yılda ibretlik bir şekilde kırmızı ette azalma yaşanırken tabiri caizse beyaz ete bir abanma olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Aslında bunları anlamak için TÜİK’in verilerine bakmaya bile ihtiyaç yok. Zira son yıllarda her gittiğimiz piknikte hiçte geleneklerimizde bulunmayan bir tavuk ızgara almış başını gidiyor. Gerçektende insanımız için artık kırmızı et son derece lüks bir besin olmuştur.
Ülkemiz insanına adil bir refah paylaşımının sağlanması için Sayın Bakan’ımızı ve hükümeti göreve çağırıyoruz.
Bu analizimizi okuyan herkesin Bakan’ımızın ilgili konuşmasını da okuyarak ona göre bir yorum yapmasını tavsiye ediyoruz.
http://www.teknikgundem.com/Haber/Gida/06122010/Et-fiyatlarina-yeni-mudahale-sinyali.php
TÜİK Tarım İstatistik Özetleri: http://www.tuik.gov.tr/IcerikGetir.do?istab_id=53