mavi marmara, 31 mayıs, özgürlük filosu, freedom flotilla
HAFTANIN ANKETİ
Analiz
İGDAŞ, İDO gitti gider...
09-03-2010 / 15:05
[TEKNİKGÜNDEM ANALİZ] - Daha önce taliplilerin bizzat çiçeklerle istemeye geldiklerini biliyoruz. Ve son aldığımız haberler danışmanlık ihalesinin yapıldığı yönünde. Yani artık iş kimin alacağını tespit etmeye kalmış durumda.

Özelleştirmeler…

Türkiye’de güzel şeyler de oluyor. Bunu en güzel göstergesi Türkiye’nin kurum ve kuruluşlarının taliplerinin fazla oluşudur. Avrupalı ve Asyalılar açık ya da kapalı, doğrudan yahut dolaylı bir şekilde ülkemizin güzide kurumlarına talip olduklarını çeşitli şekillerde dile getiriyorlar. Talip olduklarına göre ‘talip olunan’ın bir cazibesi söz konusu.

Şimdi burada hangi ekonomik modelin doğru olduğunu tartışacak değiliz ancak bilinen bir şey var ki; çağın para bulma yöntemi özelleştirmeler. Artık buna inandırıldı mı dersiniz yoksa gerçek bu yönde mi bunu çağın içinde bulunanlar olarak kesin bilmemiz mümkün değil. Tarih hem yapılan icraatları hem de modelleri yargılayacaktır.

Tüm bunları şunun için söylüyoruz

Efendim; İstanbul’umuzun güzide iki kuruluşu (İGDAŞ ve İDO) satış aşamasına gelmiş durumda.

Daha önce taliplilerin bizzat çiçeklerle istemeye geldiklerini biliyoruz. Ve son aldığımız haberler danışmanlık ihalesinin yapıldığı yönünde. Yani artık iş kimin alacağını tespit etmeye kalmış durumda.

Özelleştirme uzun süreli politikalar sonucunda yapılırsa az da olsa hak vermekten yanayız ancak Türkiye’nin iyiye gittiği söylendiği dönemde borçları kapatabilmek için özelleştirme yapılıyorsa yapılan işte bir ya da yapılan önermede sorun var demektir. Zira borç kapatmak için mülk satan tüccarın durum iyi diyemezsiniz. Yani ya tüccarın durumunda ya da yaptığı icraatta bir sorun var demektir.

Özelleştirmecilerin ısrarla tüm dünyada trend bu yönde, bizde elbette satacağız şeklinde diklenmelerini ‘grip aşısı’ yaparak sakinleştirebiliriz.

Neden grip aşısı?

Zira daha çok kısa bir süre önce trend grip aşısının elzem olduğu yönündeydi. Grip aşısına olan gereklilik ve bu aşının çıkış nedeni gibi tüm kuşkular milyar dolarların banka hesaplarında yer değiştirmesiyle birlikte unutulup gitti. Şimdi sormadan edemiyoruz. Acaba o gelişmiş ülkelere özelleştirmeleri anlatanlar ile grip aşısı satanlar “siyam ikizleri” olmasınlar?

Neyse konumuz bu değil.

Bizim konumuz net karları ile birilerinin iştahlarını kabartan kurumların satılması ve biz diyoruz ki; Bu şirketler ne olarak kar ediyorlarsa, bu şirketler istihdam sağlıyorlarsa, bu şirketler aynı zamanda vergi de veriyorlarsa bu şirketleri taksitle satmak niye?

Bunları artık satış aşamasına girmiş şirket için yazmıyoruz aslında, biz bunları gelecek için yazıyoruz. Zira hala satılabilecek ama satılmaması gereken o kadar çok gücümüz var ki.

Örnek mi?

Ziraat Bankası. Geçen yıl 3,5 milyar net kar elde etmiş. Ve onunda dedikoduları yapılıyor. Yerli bir firmanın almasının imkânsız olduğu söyleniyor. 3,5 milyar kar elde eden şirketi siz kaça satarsınız. Ya da alacak olsanız ne dümenler çevirirsiniz bir düşünün ve sonra tekrar “vatandaş” kimliğinize dönüp içinizdekini haykırın.

Şayet elinizdeki kıymetli ise onu almak için çok dümen çevirenler çıkar.

Nice uzmanlar satılmalıdır diye raporlar yazar.

Nice uzmanlara satılmalıdır diye raporlar yazdırırlar.

Bu söylediklerimiz “vehim” değil elbet. Ama varsın olsun. Eğer devlet idaresinde iseniz size biraz da “hüsnü kuruntu” yakışır.

Hadi diyelim ki; paraya sıkıştınız ama söylemeye çekiniyorsunuz. Hadi diyelim ki; özelleştirme yapmak zorundasınız. O zaman iki temel hususa dikkat etmek zorundasınız. Birincisi mali açıdan size kafa tutacak güçler oluşmamasına özen göstermelisiniz. Ziraat Bankası örneğini verdik bu denli önemli maddi kaynağı elinde tutacak olan size babalar gibi kafa tutacaktır haberiniz olsun. İkincisi ise stratejik öneme haiz kuruluşlarınızı özelleştirirken en kötü senaryoları da çalışmış olmanız gerekir.

TEKNİKGÜNDEM olarak eleştirilerimizi teknik konular çerçevesinde tutmaya özen göstermekteyiz. Aranızda bu kez çizmeyi aştınız diyenler olabilir ancak bilinmesini isteriz ki; şayet çizmenin içinde bizde var isek, kafamızı uzatıp durun demek en doğal hakkımız diye düşünüyoruz.

 



Bu Haber 29142 kez Okunmuş
Yorumlar Toplam 5 Yorum Yapılmış
  • Bir dost / 15-04-2010 12:00 Gizli yapılan yazılım ihalesi hazırlıkları
    Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. Bulunduğum yer gereği kimliğimi açıklayamam ama içeride başka olaylar da dönüyor. İGDAŞ mevcutta kullandığı abone yazılımını da bu özelleştirmenin hemen öncesinde katakulliye getirerek değiştirecek. Şu anda içeride Microsoft (yanına Teknosis`i de alarak) ve SAP kulis çalışmalarına devam ediyor. Buradan bilgilendirmeye devam edeceğim.
  • necmettin akten / 14-04-2010 10:44 İGDAŞ-İDO Gitti-gider
    Tarihini okumayı seven uluslar "özelleştirme" gibi yapanlara itibar dışında başka şeyler de sağlayan yöntemlere tevessül ederler.Ama bu konuda başı çekmek hep Türkiye`de tarihini bilmeyen politikacılar eliyle oluyor
    İDO`nun kuruluşunda çok emeği geçmiş ve ilk 10 deniz otobüsünü getirmiş kişi olarak dertliyim.Yazacak çok şeyim var ama...
  • ahmet selamet / 10-03-2010 14:17 merak iyidir.
    sevgili meraklı kardeşim. merak etmek iyidir. sonunda araştırmayı getirir. biraz kalkınan ülkeler neyle ilerlemiş bakmanı tavsiye ederim.
  • yunus tufan / 10-03-2010 13:46 Altın yumurtlayan tavukları kesmek mi akıllıca yoksa altınlarını alamaya devam mı etmek?
    Dedelerimizin,babalarımızın binbir güçlükle kurduğu şirketleri satmak kimin hakkı?Dedelerimizin mi?Babalarımızın mı?Yoksa bizim mi?
  • merakli / 09-03-2010 17:56 çare ne?
    çözüm ne peki? sorunu tamam güzel tespit etmişsiniz. Ama borcumuz oldugu da malum. Bu borç ya faizle borç alarak ödenecek yada özelleştirmeler yoluyla. Başka yolu var mı?
Teknik Takvim

Mayıs 2012

  • Pzt
  • Sal
  • Çrş
  • Per
  • Cum
  • Cts
  • Paz
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16
  • 17
  • 18
  • 19
  • 20
  • 21
  • 22
  • 23
  • 24
  • 25
  • 26
  • 27
  • 28
  • 29
  • 30
  • 31

«Önceki Ay / Sonraki Ay »

Link Bankası
Hava Durumu